MAKALE

Açlık Krizlerinin Nedenlerini Keşfetmeye Hazır Mıs...

Açlık Krizlerinin Nedenlerini Keşfetmeye Hazır Mısınız?

Zaman zaman hepimizin yaşadığı açlık krizlerinin ardında vücudunuzun size vermek istediği bir mesaj olabilir.

Vücut canlı bir bilgisayar gibidir, ne zaman uyuyacağını, ne zaman uyanacağını ve ne zaman tuvalete gideceğini bilir. 36.5-37 derecelik ideal vücut sıcaklığını korur, yaralandığında kendini onarır ve yiyecekleri kullanılabilir enerji ve besin maddelerine dönüştürür. Kalp, hiçbir zaman bir kalp atışını, ciğerler tek bir nefesi kaçırmaz. Vücudunuz aldığı bilgileri sürekli işler ve dengede kalmanıza yardımcı olmak için gerekli iç düzenlemeleri yapar.

Birçok kişi, vücudundan gelen sinyalleri zayıflık olarak görür, ancak çoğu zaman bu sinyaller vücudunuzdaki dengeleri korumak için size rehberlik edecek önemli mesajlardır. Bir açlık krizi anında vücudunuzu dinleyin ve kendinize şunu sorun: “Vücudum bana ne anlatmaya çalışıyor?”

Birincil Gıda Eksikliği

Bir ilişkiden memnun olmamak, çok fazla, çok az ya da yanlış bir rutine sahip olmak, bir işten sıkılmak, stres altında kalmak, işten çıkamamak ya da ruhsal bir dinginliğe sahip olmamak, duygusal yeme krizlerine neden olabilir. Birçok kişi, rahatsız edici duygularla veya zor durumlarla yiyecekler yardımıyla baş etmeye çalışır. Stres altında olduğunuzda birşeyler yemek, bir çeşit rahatlama veya hatta bir kaçış sağlayabilir. Yiyecekler bu şekilde, tatmin edici birincil gıda alanlarını doldurmak için farkına varılmayan bir strateji olarak kullanılır.

Su

Vücudun su ihtiyacını karşılamak, aşırı yeme isteklerini azaltmaya yardımcı olmak için harika bir yoldur. Yemekten önce bir bardak su içmenin yemek sırasında tüketilen yiyecek miktarını azalttığı araştırmalarla ortaya çıkmıştır. Göz önünde bulundurulması gereken diğer bir faktör, hidrasyon durumunuzun vücudunuzun elektrolit dengesini etkilemesidir. Terleyip su kaybettiğinizde, sodyum gibi elektrolitleri de kaybedersiniz. Bu, yoğun bir antrenman sonrasında sodyum bakımından zengin yiyecekler aramanıza neden olabilir.

Yin-Yang Dengesizliği

Hayatta her şey bir dengeden ibarettir. İyi ile kötü, gündüz ile gece, aydınlıkla karanlık, az ile çok… Mutlak iyilik ve mutlak kötülük tek başına var olamayacağı gibi her biri eşit şekilde birbirini var eder. İşte Çin’e kadar uzanan geleneksel inanışların temeli budur. Yin ve yang gibi… Çin inancına göre besinler üçe ayrılır; Yin besinler, yang besinler ve nötr besinler. Bu inanca göre, daha nötr olan (kepekli tahıllar, meyveler, sebzeler ve fasülyeler gibi) yiyeceklerin yenmesi ve yin-yang dengesizliğine yol açabilecek yiyeceklerin tüketilmemesi önerilir. Örneğin şeker (yin) açısından zengin bir yiyecek, et (yang) için bir iştah artışı yaratabilir ve çok fazla çiğ yiyecek (yin) tüketmek de, ağır pişmiş yiyecekler (yang) için isteklere neden olabilir.

Mevsim

Vücut genellikle mevsime göre gıdaları tüketir. İlkbaharda insanlar yapraklı yeşillikler veya turunçgiller gibi daha hafif yiyecekleri, yaz aylarında çiğ yiyecekler ve dondurma gibi serinletici yiyecekleri, sonbaharda kabak, soğan ve fındık gibi kök yiyecekleri isteme eğilimindedirler. Kışın et ve yağ gibi birçok ısı üreten gıdaları tüketmek isterler. Açlık krizleri yine mevsimin etkinlik ya da tatiller ile de ilişkilendirilebilir. Örneğin, yılbaşında hindi ya da yılbaşı kurabiyeleri yemeyi istemek gibi.

Besin Eksikliği

Vücudumuzun yeterli besinleri alamaması halinde garip istekleri olabilir. Bunun en açık örneği pika adı verilen ve kil gibi gıda dışı öğeleri aşırı yeme isteğine yol açan bir bozukluktur. Bu durum kronik demir eksikliğinin bir sonucudur.

Hormonal

Kadınlarda menstruasyon, hamilelik veya menopoz yaşandığında, testosteron ve östrojen seviyelerindeki değişkenlik, yoğun deredecede iştah artışına neden olabilmektedir. Stresin de, hormonları değiştirerek iştah artışına neden olduğu da ortaya çıkmıştır.

Yazar: Gözde Küçükoğlu

Instagram: @fitnots

www.fitnots.com


Önerilen yazılar