New York’ta Stil Rüzgarları

New York’ta modayla dopdolu bir hafta geride kalırken önümüzdeki sonbahar ve kış sezonunda hangi stillerin trend zirvesine oturacağının ipuçları da verildi.

Bir New York Fashion Week daha sona ererken birbirinden renkli kreasyonlar ve defileler hafızamıza kazındı. Ancak bu yıl New York Moda Haftası’na damgasını vuranlar arasında podyumlarda gördüğümğüz çarpıcı stiller kadar vedalar da vardı. Victoria Beckham bundan böyle koleksiyonlarını Londra Moda Haftası’nda sergileyeceğini duyurdu ve NYFW’de son defilesini gerçekleştirdi. Alexander Wang ise defilelerini artık moda haftalarının takvimi dışında kalan Haziran ve Aralık dönemlerine taşıyacağını açıkladı.

Avrupa’daki rakip moda haftalarının yükselişe geçmesi nedeniyle, New York Moda Haftası’nın geleceği hakkında soru işaretleri oluşsa da bu, bir hafta boyunca muhteşem defileler izlememize engel olmadı.

İşte New York Moda Haftası’nda dikkatimizi en fazla çeken tasarımcılar ve onların 2018 Sonbahar Kış koleksiyonları…

Victoria Beckham

NYFW’e veda eden isimlerden Victoria Beckham alıştığımız sade zarafetinden vazgeçmeyen tasarımlarıyla son kez Amerikan moda dünyasının karşısına çıktı. Kahverengi ve yeşil ağırlıklı doğal tonlarla dizayn ettiği tek renkli takımlar genellikle bele oturan kemerler ve rahat kesim pantolonlarla tamamlanıyor. Beckham’ın defiledeki belki en büyük sürpriziyse ilk kez bir koleksiyonunda yer verdiği leopar desenli palto oldu.

Alexander Wang

Matrix filmini hatırlatan deri trençkotlar ve güneş gözlükleri başta olmak üzere, fermuarlarla yaratılan detaylar, vücudu sımsıkı saran elbiseler ve bele oturan ceketler, siyahın ağır bastığı koleksiyonun temel taşlarını oluşturuyor. Alexander Wang, siyahın baskın etkisini pembe tüvit kumaştan tasarladığı mini etek ve ceketlerle dağıtıyor. Koleksiyon, gece davetleri ve ofis hayatı için tasarlanan kreasyonların yanı sıra, tayt ve kayak montlarıyla spor dünyasına da dokunuyor.

Tom Ford

Çarpıcılıktan asla geri adım atmayan Tom Ford’un defilesinde, leopar, yılan ve zebra desenlerinin, payetlerle işlenmiş ve metalik pırıltılar eklenmiş olanlar da dahil, akla gelebilecek her rengiyle bir 80’ler flashback’i izledik adeta. Bisiklet yakalı, basit sweatshirt’ler bile ışıldıyor, birbirinden farklı desenler yamalı tasarımlarda bir araya geliyor ve yapay kürk yakalar koleksiyona sıcaklık katıyor. Modellerin kulaklarını süsleyen kalın halka küpeler ve saç bantları da bu gösterişli tasarımlara vurgu yapıyor.

Calvin Klein

Calvin Klein, itfaiyeci ceketleri, dikişleri yarım bırakılmış gibi görünen palto ve ceketler, modellerin yalnızca yüzünü açıktan bırakan bere ve türbanlarla, sürpriz metaforlarla dolu, post-apokaliptik bir defile sergileyerek hafızalarda iz bıraktı. Yere kadar uzanan kabarık etekli elbiseler, kaba kesimli oversize paltolar ve dirseğin de yukarısına çıkan kauçuk eldivenler koleksiyonun sert kontrastlarından sadece birkaçı. Podyumun tamamen patlamış mısırla kaplanmış olması da NWYF’in bu yılki untulmazları arasında yerini aldı.

Marc Jacobs

Abartının son noktasına oynayan palto kesimleri, vücudu gizleyen katmanlar, fularların farklı bağlanışıyla yaratılan efektler ve modellerin yüzüne gölgeden bir perde indiren şapkalarla gizemli ancak iddialı bir koleksiyon sundu Marc Jacobs. Renkler de tasarımların ekstrem çizgilerini vurgulayacak gibi capcanlı ve pırıltılıydı. Defile için 80’lerin couture dünyasından hatırlayacağınız üçgen silüetlere bir saygı duruşu da diyebiliriz.


Önerilen yazılar