Yüksek Saatçilik Detaylarda Saklıdır

Dünyanın en ünlü saat markalarından Rolex’in mikro seviyedeki kusursuzluğu onu, replikalarından ayırmayı kolay hale getiriyor.

Rolex Forbes’un 2018 verilerine göre dünyanın en güçlü 71. markası. Bu nedenle Rolex saat markasının ismini “hiç duymadım” diyebilecek kişi sayısı yok denilecek kadar az olmalı desek yanlış bir tahmin olmaz. Hatta, Youtube’da 500 milyon adet izlenmeye yaklaşan Ayo & Teo – Rolex adlı bir Hip-hop şarkısı dahi bulunuyor.

Rolex’i Rolex yapan değerlerin başında, sunduğu kaliteden hiçbir zaman ödün vermemesi geliyor. Bunu ispatlamak için, 1927 yılında Mercedes Gleitze isimli İngiliz bir kadın yüzücünün Manş Denizi’ni kolunda Rolex Oyster saatiyle geçtiğini biliyoruz mesela. Günümüzdeyse marka kendi altınını üretilebilecek kadar kendine yetebilen bir firmaya dönüşmüş durumda. Böylesine seçkin bir marka haline gelip kaliteli ve ikonik modeller üretmeye devam ettiğinden dolayı, belirli bir fiyat ve segment aralığına hizmet ediyor. Bu sebepten dolayı da, maalesef dünyada en çok replikası üretilen saat markalarının başında geliyor.

Her ne kadar, bu saatlerin replikasını yapanlar her geçen gün orijinale “görünüm” anlamında yaklaşıyor olsalar da (çünkü çok fazla üretip devamlı pratik yapıyorlar), Rolex “mikro” seviyelerde kaliteli saatler ürettiğinden ve bu tarz saatleri üretebilmenin maliyeti yüksek seviyelerde olduğundan orijinal bir Rolex ile sahtesini ayırt etmenin hala kendine has yöntemleri var. Bu arada, her Rolex modeli için farklı bir yöntem bulunuyor; Rolex Daytona için farklı yöntemler uygulanabiliyorken, Rolex Cellini için daha başka kontroller uygulanabiliyor.

Bu yazıda size 100 metreye kadar su geçirmezlik özelliğine sahip ilk dalgıç saati diye anılan, markanın en ikonik modeli Rolex Submariner’ı sahtesinden nasıl ayırabileceğimizi madde madde anlattım. Yazının sonunda yer alan videodaysa aynı adımları görsel olarak paylaştım. Unutmayın, bu maddelerden herhangi birinin tutmaması saatin orijinal olmadığını kanıtlamak için yeterli.

1. Saatin ağırlığından anlayabilirsiniz. Genellikle orijinal Rolex saatler sahtelerine göre biraz daha ağır olur. Örnek vermek gerekirse spesifik bir Rolex Submariner’ın sadece kasa ağırlığı (bileziksiz) 80 gram, o modelin sahte bir versiyonunun kasa ağırlığı 76 gram geliyorsa, sahte olduğu çıkarımını yapabilirsiniz. Aradaki 4 gramlık fark küçük gözükse de aslında belirgin bir farklılıktır, çünkü ağırlık modelin firma tarafından belirtilen gramajıyla aynı olmalıdır. Bu deneyi, dilediğiniz Rolex modelini Google’da aratıp o modelin gerçek gram ağırlığını bulduktan sonra, kıyaslama yapmak istediğiniz saatinizi bir elektronik terazide tartarak, çok kolay bir şekilde gerçekleştirebilirsiniz.

2. Replika bir Submariner’ın mekanizması kendini anında ele verir. Modern Rolex saatlerde saati kurmak için kurma kolu/tepe (crown) yukarı yönde çevrilince, saatin ibreleri de saat yönünde hareket eder. Çoğu zaman sahte bir Rolex Submariner’da bu durum tam tersidir, yani ibreler saat yönünün ters yönünde hareket eder. Bu özellik, saatin kasasını (kapağını) açmadan mekanizmasının orijinalliğiyle ilgili fikir sahibi olmanızı sağlar.

3. Orijinal versiyonlarda saat 6 yönünde Rolex logosunun küçük bir “hologramı” bulunmaktadır. Çıplak gözle görülmesi biraz zor olsa da modern bir Submariner’de cama işlenmiş bu hologramı bir lup kullanarak kolayca gözlemleyebilirsiniz.

4. Saatin tarih penceresinin büyütme özelliği vardır. Orijinal versiyonlarda rakamları büyük gösteren bu oran 2,5 katı iken, replikalarda genellikle ancak 1,5 katına çıkabildiği görülmektedir.

5. Sahte bir Rolex’te tarih penceresinde gösterilen rakamlar tutarlı olmalıdır. Eğer elinizde orijinal bir Rolex var ise bu rakamları sahtesiyle kıyaslayabilirsiniz. Kimi sahte saatlerin işçiliği çok kötü olduğu için, bu rakamlar orijinal versiyonundakine göre çok daha farklı çizilmiş olabilirler.

6. Tarih penceresindeki rakamlar çok hızlı bir şekilde atlama/sıçrama yapabilmelidir. Her ne kadar ön yüzde gördüğümüz tarih penceresindeki rakamlar kare veya dikdörtgen şeklindeymiş gibi gözükseler de, arka planda aslında daire şeklindeki disklerin üzerine yazılırlar. Rolex saatler mekanik olarak da son derece başarılı olduklarından her 24 saatte bir yeni bir günü gösteren bu diskin sıçrayarak ilerlemesini de son derece hızlı bir şekilde gerçekleştirirler. Hiçbir duraksama yaşanmamalı (saatiniz bozulmadıysa tabi) ya da yavaşça ilerleyen diskin rakam bulunmayan boş/safi beyaz bir alanı gözükmemelidir.

7. Saatin üzerindeki bütün yazılar, rakamlar & harfler hatasız olmalıdır. Rolex’te her öğe mükemmeliyetçilik üzerine kurulmuştur. Kadranda veya kasa arkasında bulunan bir rakamın ya da harfin işlenmesinin, çizgisinin veya boyasının taşması beklenemez.

8. Rolex’in çelik saatleri çok özel, parlatılabilir, 904L paslanmaz çelikten üretilir. Konusunda uzman bir saat ustası, hatta bir Rolex saat meraklısı, daha saati eline almadan replika bir Rolex’i saat kasasının renginden, tonaj matlığından, henüz siz kolunuzdan çıkarmadan bile kolaylıkla seçebilir. Bu yüzden sahte Rolex saat takınca nasıl olsa kimse anlamaz diye aldanmayın!

9. Submariner’ların bezeli zorlanmadan dönebilmelidir. Bazı sahte Submariner’larda bezelin zorlanarak döndüğü görülür. Ayrıca orijinal bir Rolex’in bezeli çevrildiğinde çıkardığı kendine has bir sesi vardır. Replika olduğu düşünülen bir saatin bezeli çevrildiğinde çıkan bu ses orijinalin sesiyle kıyaslanabilir.

10. İç tarafta yer alan halkanın (inner ring) üzerine lazerle işlenmiş Rolex yazısının dizilişi doğru olmalıdır. Orijinal bir Submariner’da (saat 12 ila 6 arası) bu halkanın üzerinde yazan Rolex-Rolex-Rolex yazılarında yer alan “X” harfi, zamanı gösteren indekslerle aynı hizada olmalıdır. Yani X harfinin ayakları bu indeksleri tamamen ortalamalıdır. Saat 6 ila 12 arasında ise Rolex’in “R” harfleri zaman indekslerini ortalayarak yazılmış olmalıdır.

Dilerseniz bu farkları daha yakından gözlemlemek için videoya göz atalım.

Yazar: Mert Kalafat


Önerilen yazılar