• Moda
Valentino Kırmızısı Tokyo’yu Büyüledi
80’lerden beri ilk kez Japonya’da defile yapan Valentino imza rengi kırmızı ağırlıklı ‘Pre-Fall’ koleksiyonuyla nefes kesti. Valentino, Tokyo’da açtığı yeni konsept mağazasıyla çıktığı bu uzun yolculukta Japon kültürüne ait felsefelerini benimseyerek ‘kusurlu kusursuzluğun’ peşine düştü. Dengeli, simetrik ve uyumlu bir güzellik anlayışıyla asimetrik ve geçici bir güzellik anlayışının buluşma noktasında kendine yeni ufuklar açtı. Seksenli […]
Valentino Kırmızısı Tokyo’yu Büyüledi

80’lerden beri ilk kez Japonya’da defile yapan Valentino imza rengi kırmızı ağırlıklı ‘Pre-Fall’ koleksiyonuyla nefes kesti. Valentino, Tokyo’da açtığı yeni konsept mağazasıyla çıktığı bu uzun yolculukta Japon kültürüne ait felsefelerini benimseyerek ‘kusurlu kusursuzluğun’ peşine düştü. Dengeli, simetrik ve uyumlu bir güzellik anlayışıyla asimetrik ve geçici bir güzellik anlayışının buluşma noktasında kendine yeni ufuklar açtı. Seksenli […]

80’lerden beri ilk kez Japonya’da defile yapan Valentino imza rengi kırmızı ağırlıklı ‘Pre-Fall’ koleksiyonuyla nefes kesti.

Valentino, Tokyo’da açtığı yeni konsept mağazasıyla çıktığı bu uzun yolculukta Japon kültürüne ait felsefelerini benimseyerek ‘kusurlu kusursuzluğun’ peşine düştü. Dengeli, simetrik ve uyumlu bir güzellik anlayışıyla asimetrik ve geçici bir güzellik anlayışının buluşma noktasında kendine yeni ufuklar açtı.

Seksenli yıllardan beri ilk kez Japonya’da bir defile gerçekleştiren moda evi, bu defilesiyle bir ilke de imza atarak kadın ve erkek Pre-Fall koleksiyonlarını aynı podyumda sergiledi. Kreatif direktör Pierpaolo Piccioli günümüzde cinsiyet ayrımı sınırlarının giderek ortadan kalktığını, her ne kadar kadınlar ve erkekler için hala farklı kreasyonlar ortaya çıkarılsa da, her ikisinin de ardında yatan felsefenin ve değerlenin aynı olduğunu söylüyor. Podyumda sadece kadın ve erkek kreasyonları değil, aynı zamanda sokak modası çizgileri ile klasik haute couture detayları da bir araya geldi.

Elbette defilede değişmeyen bazı şeyler de vardı, Valentino’nun imzası göz alıcı kırmızı renk, fırfırlar, danteller ve çiçekler gibi. Tüm bu klasikleşmiş detaylar Japonya’ya özgü, kusurlara övgü niteliğindeki wabi-sabi felsefesini temel alarak günümüzün modern erkek ve kadınları için yeniden tasarlandı. Bunun sonucundaysa asimetrik silüetler, kırmızı-siyahın kontrastıyla göz alan çiçek baskıları ve fırfırlarla yaratılan katmanların görselliğiyle bezenmiş tasarımlar ortaya çıktı.

Koleksiyonun en çok dikkat çeken parçaları fırfırlı, uzun tül elbiseler olurken, erkekler için de tekno kumaşlar, konforlu pantolonlar ve cekerler ön plandaydı. Bu büyüleyici defilenin ana fikri, Valentino’nun klasik estetiğini Japon kültürüne ve sokak modasına uyarlaması oldu.

Benzer Yazılar
Kimono: Doğu'nun Zarafetini Günlük Hayata Taşımak
Moda

Geleneksel Japon estetiğini modern şıklıkla buluşturan kimono, evden plaja, sokaktan davetlere dek çok yönlü zarafetiyle.

 2026 Podyumlarını Domine Eden Renk Kombinasyonları
Moda

2026 podyumlarında doğallık ile dengeli kontrastlar öne çıkıyor.

Bu Hafta Stil Merceğinde: Yargıcı
Moda

Bu hafta stil merceğimizde:Yargıcı

FLO: Türkiyenin Ayakkabı Devi
Moda

FLO'nun 65 yıllık tarihini, 800+ mağazasını, sektördeki lider konumunu ve 2030 vizyonunu keşfedin.

Brandlife Logo